TND kindsey image

Genel | Böbreğin Kistik Hastalıkları


Von Hippel - Lindau Hastalığı

Von Hippel-Lindau (VHL) hastalığı birçok organda neoplazi gelişimi ile seyreden kalıtsal bir hastalıktır. Otozomal dominant geçiş gösterir ve insidansı 1/30000 ile 1/50000 arasındadır. Erkek ve kadınlarda eşit sıklıkta saptanır. Sorumlu gen (VHL geni) 3. kromozomun kısa kolundadır (3p25-26). VHL geni 3 eksondan oluşmuştur; bu gende 200'ün üzerinde mutasyon bildirilmiştir. VHL geninin sentez ettiği protein (VHL proteini) 213 amino asitten oluşmuştur. Bu protein, elongine bağlanır. Elongin, RNA polimeraz II'nin yaptığı transkripsiyonu kontrol eder. VHL proteini, bir tümör baskılayıcı proteindir. Etkisini, elongin aktivitesini baskılayarak, dolayısıyla belirli genlerin transkripsiyonunu baskılayarak gösterir.

Von Hippel-Lindau hastalığında sıklıkla gözler, merkezi sinir sistemi, böbreküstü bezleri, pankreas, epididim ve böbrekler etkilenir. Retinal hemanjiyoblastomlar hastalık için tipiktir ve en erken karşılaşılan bulgulardan biridir. Erken dönemde, diabetik retinopatide görülen mikroanevrizmalara benzer şekilde kırmızı renkte bir nokta olarak görülür. Zamanla büyüyerek, 1 cm'yi aşkın bir çapa ulaşır. Retinada lokal dekolmana yol açarak körlüğe neden olabilir. Bu nedenle lazer ile tedavisi gerekir. Olguların yarısında bilateral ve çok sayıdadır.

Merkezi sinir sisteminden gelişen hemanjiyoblastomlar sıktır ve bu hastalıkla ilgili otopsi serilerinde %80 oranında bildirilmiştir. Olguların %80'inde serebellumda, %20'sinde ise medulla spinaliste yerleşir. Selim özellik gösteren bu tümörler, kitle etkisi yaparak semptom verirler.

Pankreasta kistler, adenomlar, hemanjiyoblastomlar ve adenokarsinomlar görülebilir. Böbreküstü bezi tümörleri arasında feokromositoma gelişimi sıktır. Feokromositoma bilateral olabilir. Bu nedenle VHL hastalığı olan tüm hastalar renal anjiyografi veya cerrahi girişim öncesi, feokromositoma açısından taranmalıdır. Feokromositoma olmadan, hipertansiyon ile nadiren karşılaşılır.

Böbrek karsinomu (hipernefroma) gelişme riski çok yüksektir. Olguların %35-75'inde böbrek karsinomu bildirilmektedir. Olguların %10'unda ilk bulgu olarak karşımıza çıkabilir. Genel popülasyondan farklı olarak daha genç yaşlarda ortaya çıkar, multipl ve bilateral olabilir. Böbrek karsinomu, bu hastalarda önemli bir morbidite ve mortalite nedenidir. Ölümlerin %50'sinden sorumludur. Genç yaşta böbrek karsinomu saptanan ve ailesinde böbrek tümörü hikayesi olan hastalar, VHL hastalığı açısından araştırılmalıdır.

Von Hippel-Lindau hastalığında böbrek kistleri sıktır ve %40-80 oranında görülür. Böbrek kistleri sık görülmekle birlikte, tanı kriteri olarak kullanılmaz. Böbrek kistleri, genellikle asemptomatiktir. Bilateral ve multipl olabileceğinden dolayı, otozomal dominant polikistik böbrek hastalığı ile karışabilir.

Ailesinde retinada veya merkezi sinir sisteminde hemanjiyoblastom hikayesi olan hastalarda, sadece bir hemanjiyom veya viseral lezyon (böbrek tümörü, pankreas kisti veya tümörü, feokromositoma, epididimde papiller kistadenokarsinom) VHL tanısı koymak için yeterlidir. Aile hikayesi olmayan olgularda, iki veya daha fazla sayıda hemanjiyoblastom veya bir adet hemanjiyoblastom ile birlikte bir viseral lezyon tanı için gereklidir.

Von Hippel-Lindau hastalığı, otozomal dominant polikistik böbrek hastalığı ile karışabilir. Von Hippel-Lindau hastalığında çok sayıda klinik bulgu olmakla birlikte, hastaların yaklaşık yarısında sadece bir bulgu ile karşılaşılır. Buna karşılık, otozomal dominant polikistik böbrek hastalığında ağrı, üriner sistem infeksiyonları ve hematüri sık karşılaşılan bulgulardır ve bir arada görülme sıklığı yüksektir. Bu bulgularla birlikte bilateral büyümüş kistik böbrekler ve pozitif aile hikayesi ile otozomal dominant polikistik böbrek hastalığı tanısı rahatlıkla konur. Otozomal dominant polikistik böbrek hastalığında, karaciğer kistleri sık, pankreas kistleri seyrektir. Buna karşılık, VHL hastalığında karaciğer kistleri seyrek, pankreas kistleri sıktır. Olguların %70'inde pankreas kistleri vardır. Bu nedenle, karaciğer kistleri olmadan multipl pankreas kistleri ile karşılaşılması halinde VHL hastalığı akla gelmelidir. Otozomal dominant polikistik böbrek hastalığında merkezi sinir sisteminde anevrizma gelişimi söz konusu iken, VHL hastalığında tümör gelişimi görülür.

Tüberoz skleroz kompleksinde, VHL hastalığında olduğu gibi, multipl böbrek kistleri ve tümörleri görülür. Fakat, tüberoz skleroz kompleksindeki böbrek tümörleri anjiyomiyolipomlardır.

Von-Hippel Lindau hastalığı olanlar, tüm yaşamları boyunca neoplazi gelişimi açısından taranmalı ve takip edilmelidirler. Yaşamın ilk yıllarından itibaren her yıl fizik muayene ve oftalmolojik inceleme yapılması önerilmektedir. On yaşından itibaren yıllık merkezi sinir sistemi görüntüleme taraması ve 18 yaşından itibaren batın görüntüleme taraması yapılmalıdır. Böbrek karsinomlarının tedavisi cerrahidir. Son yıllarda, "nefron koruyucu" cerrahi yöntemler ile normal böbrek dokusu mümkün olduğu kadar korunmaya çalışılmaktadır. Yine de, multipl tümörler nedeniyle yapılan operasyonlar sonrasında, böbrek yetersizliği gelişebilir. Bu hastalarda böbrek transplantasyonu ile başarılı sonuçlar bildirilmektedir.
 

    Otozomal Dominant Polikistik Böbrek Hastalığı
    Von Hippel - Lindau Hastalığı
    Tüberoz Skleroz Kompleksi
    Otozomal Resesif Polikistik Böbrek Hastalığı
    Juvenil Nefronofitizi - Medüler Kistik Hastalık Kompleksi
    Medüler Sünger Böbrek
    Glomerulakistik Böbrek Hastalığı
    Böbreğin Basit Kistleri
    Böbreğin Edinsel Kistik Hastalığı
    Kaynaklar